Eran Filiba

Eran Filiba / Rafinera Üyesi

Her şey çok güzel başlamıştı. Kahvaltı garip ama güzeldi, öğlen yemeği bir efsane olarak kendini kanıtlamıştı. Köftesiyle barbunyasıyla püresiyle her telden bir tat katmıştı. Rafinera tecrübesi çok güzel gidiyordu. Öğlen yemeğinden sonra saat 16:30 gibi vakit ara öğüne gelmişti. Paçangamsı böreğimsi şeyi daha sabahtan bellemişti, bu kesin güzeldir demişti kendi kendine. Ta ki... Saat 16:30'da buzdolabı kapısı açılana kadar. Rafinera'nın o güzel siyah kaplı küçük kutusu görünürlerde yoktu. Nereye gitmişti? Birileri yemiş miydi? Kim böyle bir şeye cüret gösterebilirdi ki. Ayıp denen bir şey vardı. "Ne arıyorsun canımın içi" derken belirdi ofisin ablası birden karakterimizin arkasında. "Ya benim siyah kutulu bir yemeğim vardı buzdolabında onu bulamıyorum da" dedi üzgün ve çaresiz bir şekilde. Ablanın eli birden ağzını kapadı, aman tanrım dermişcesine. Gözlerini o kutuya ne olduğunu biliyor gibi faltaşı gibi açtı. Ve… "Ah ben onu bayramdan kaldı diye attııııııııımmm." diye itiraf etti. Karakterimizin başından kaynar sular dökülmüştü, o paçanga heba olmuştu artık. Geri dönüşü yoktu. Siftah yapacağı gün haram olmuştu ona. Bir küçük siyah kutusu eksik devam edecekti yola artık yalnız, aç ve hüzünlü şekilde... Ara öğünsüz bir gün geçiren, Eran Filiba